Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin güncel tarım ve gıda politikalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sarıbal, iktidarın ithalatı bir 'çiftçiyi terbiye etme mekanizması' olarak kullandığını iddia ederek, bu politikaların yerli üreticiyi zora soktuğunu ve ülkeyi gıda güvencesi açısından riskli bir konuma getirdiğini savundu. Açıklamalarıyla dikkat çeken Sarıbal, Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünya genelinde üçüncü sıraya yerleşmesinin endişe verici olduğunu dile getirdi.
Türkiye Gıda Enflasyonunda Üçüncü Sırada
CHP'li Sarıbal, Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünya genelinde üçüncü sırada yer almasının, uygulanan yanlış tarım politikalarının doğrudan bir sonucu olduğunu belirtti. Üretim maliyetlerinin her geçen gün artmasına rağmen, çiftçinin yeterli desteği alamadığını ve bu durumun tüketicilere yüksek gıda fiyatları olarak yansıdığını ifade etti. Sarıbal, çiftçilerin banka borçlarının son yıllarda katlanarak arttığına dikkat çekerek, tarımsal desteklerin aynı hızda artmamasının üreticileri borçlanarak üretime devam etmeye zorladığını vurguladı. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını ve acil önlemler alınması gerektiğini söyledi.
Ekonomi yönetimini de eleştiren Sarıbal, 2026 bütçesinde faiz ödemelerine ayrılan kaynağın, tarımsal destekler için ayrılan miktarın çok üzerinde olmasının, tarıma verilen önemin bir göstergesi olduğunu belirtti. Sarıbal, bu tablonun, ülkenin tarım sektörüne bakış açısının bir özeti olduğunu ve değişmesi gerektiğini savundu.
Süt Üreticileri Zarar Ediyor, B-Reçete Uygulaması Sorunlu
Orhan Sarıbal, Ulusal Süt Konseyi'nin çiğ süt tavsiye fiyatını artırmamasını da eleştirdi. Üretim maliyetlerinin satış fiyatlarının üzerine çıktığını belirten Sarıbal, özellikle küçük ölçekli süt üreticilerinin ciddi zararlar yaşadığını ve bu durumun süt üretimini olumsuz etkilediğini ifade etti. Sarıbal, meraların ıslah edilmesi ve Et ve Süt Kurumu'nun piyasada daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak, süt üreticisinin korunması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
1 Temmuz'da yürürlüğe giren B-Reçete sistemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Sarıbal, uygulamanın mevcut haliyle sahada uygulanmasının zorluklar içerdiğini belirtti. Sistemin çiftçilere ve tarım ilaçları bayilerine yeni bürokratik yükler getirdiğini savunan Sarıbal, uygulamanın sektör temsilcileriyle birlikte yeniden gözden geçirilerek düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi. Aksi takdirde, bu uygulamanın tarımsal üretime ek engeller getirebileceği uyarısında bulundu.
Ayçiçeği ve Soğanda İthalat Tepkisi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sarıbal, ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı ithalatına yönelik tarife kontenjanı uygulamasını da sert bir şekilde eleştirdi. Hasat başlamadan alınan ithalat kararlarının, yerli üreticinin fiyatlarını baskılayacağını ve çiftçinin emeğinin karşılığını alamamasına neden olacağını belirtti. Bu tür kararların, yerli üretimi desteklemek yerine ithalata bağımlılığı artırdığını savundu.
Kuru soğanda gümrük vergisinin düşürülmesini de değerlendiren Sarıbal, fiyat artışlarının çözümünün ithalat değil, üreticiyi destekleyen kalıcı tarım politikaları olduğunu vurguladı. Sarıbal, Türkiye'nin gıda güvencesinin ithalata bağımlılıkla değil, yerli üretimin güçlendirilmesi ve çiftçinin desteklenmesiyle sağlanabileceğini ifade etti. Tarım politikalarının halkı ve üreticiyi merkeze alan bir anlayışla yeniden şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, bu konuda iktidara somut adımlar atma çağrısında bulundu.










