Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), bilimsel arenadaki başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. Romatoloji alanında dünyanın en prestijli kongrelerinden biri olan American College of Rheumatology (ACR) Convergence 2026'da, DEÜ'den iki önemli bilimsel çalışma sunulacak. 6-11 Kasım 2026 tarihleri arasında ABD'nin Orlando şehrinde gerçekleşecek olan bu uluslararası kongre, romatoloji tanı ve tedavi yöntemlerindeki yenilikleri ve güncel bilimsel araştırmaları ele alacak.

DEÜ'den Plenary Sunumu: Akciğer Sarkoidozunda Yeni Yaklaşımlar

DEÜ Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Gökçe Kenar Artın'ın liderliğindeki çalışma, kongrenin en önemli sunumlarından biri olan Plenary oturumunda yer alacak. 'Longitudinal Risk Stratification in Pulmonary Sarcoidosis: Clinical and Multiregional CT Predictors Surpass PET Metrics' başlıklı bu çığır açıcı araştırma, akciğer sarkoidozunda risk sınıflandırması için klinik ve çok bölgeli BT göstergelerinin, PET metriklerinden daha etkili olduğunu ortaya koyuyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı ile ortak yürütülen bu çalışma, hastalığın tanısı ve takibinde önemli bir paradigma değişikliği sunma potansiyeli taşıyor.

Doç. Dr. Artın'ın çalışması, pulmoner sarkoidozlu hastaların uzun dönemli prognozunu daha doğru tahmin etmek için yeni bir strateji sunuyor. Özellikle, geleneksel PET görüntüleme yöntemlerinin ötesine geçerek, daha erişilebilir ve maliyet etkin klinik ve bilgisayarlı tomografi (CT) verilerinin önemini vurguluyor. Bu bulgular, hastalığın yönetiminde doktorlara daha pratik ve etkili araçlar sağlayabilir.

Aksiyel Spondiloartritte Tedavi Yanıtı ve İlaç Sağkalımı

DEÜ'nün kongredeki bir diğer önemli katkısı ise Dr. Öğretim Üyesi Semih Gülle tarafından hazırlanan 'Timing Matters Beyond Early Windows: A Comprehensive Longitudinal and Landmark Analysis of Disease Duration, Treatment Response, and First Biologic Drug Survival in Axial Spondyloarthritis' başlıklı çalışma oldu. Bu araştırma, sözlü bildiri (oral presentation) olarak kabul edildi ve 11 Kasım 2026 tarihinde 'Spondyloarthritis Including Psoriatic Arthritis – Treatment' oturumunda katılımcılarla paylaşılacak.

Dr. Gülle'nin çalışması, aksiyel spondiloartrit tedavisinde hastalık süresinin, tedavi yanıtının ve ilk biyolojik ilacın sağkalımının kapsamlı bir analizini sunuyor. Bu çalışma, tedavi başlangıcı zamanlamasının önemini vurgulayarak, erken tedavi penceresinin ötesindeki faktörlerin de sonuçlar üzerindeki etkilerini inceliyor. Hastaların tedaviye yanıtlarını ve kullanılan biyolojik ilaçların etkinliğini uzun dönemli olarak değerlendiren bu araştırma, hastalığın yönetimi için değerli bilgiler sunuyor.

Uluslararası Arenada DEÜ'nün Bilimsel Gücü

Dokuz Eylül Üniversitesi'nin aynı kongrede hem Plenary düzeyinde hem de sözlü sunumla temsil edilmesi, üniversitenin tıp alanındaki güçlü bilimsel üretkenliğini ve uluslararası düzeydeki akademik görünürlüğünü bir kez daha kanıtlıyor. Bu başarı, DEÜ Tıp Fakültesi'nin romatoloji alanında yaptığı araştırmaların kalitesini ve etkisini açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası platformlarda bu tür önemli çalışmalara imza atan akademisyenler, Türkiye'nin bilimsel gelişimine de büyük katkı sağlamaktadır.

Bu başarı, aynı zamanda genç araştırmacılara ilham kaynağı olmakta ve Türkiye'deki tıp eğitiminin ve araştırmalarının uluslararası standartlarda olduğunu göstermektedir. DEÜ'nün bu tür kongrelerdeki varlığı, hem üniversitenin itibarını artırmakta hem de Türk bilim insanlarının küresel bilim dünyasındaki yerini sağlamlaştırmaktadır. Doç. Dr. Gökçe Kenar Artın ve Dr. Öğretim Üyesi Semih Gülle'nin çalışmaları, sadece kendi alanlarında değil, genel olarak tıp biliminde de yeni ufuklar açma potansiyeline sahiptir.

Dokuz Eylül Üniversitesi yetkilileri, bilimsel çalışmalarıyla üniversiteyi uluslararası platformda başarıyla temsil eden Doç. Dr. Gökçe Kenar Artın ve Dr. Öğretim Üyesi Semih Gülle'yi tebrik ederek, başarılarının devamını dilediklerini belirtti. (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı'nın aktardığına göre, bu tür akademik başarılar, Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemesi için kritik öneme sahiptir.