Halk arasında “beyin krizi” olarak da adlandırılan inme, beyne giden kan akışının bir damar tıkanıklığı ya da kanaması sonucu kesintiye uğramasıyla ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur. Beyin hücrelerinin oksijensiz kalmasına neden olan bu durum, hızlı müdahale edilmediği takdirde kalıcı hasarlar ve önemli işlev kayıplarına yol açabilmektedir. Dünya İnme Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Rıza Caferzade, inmede her dakikanın hayati önem taşıdığını belirterek, erken belirtilerin fark edilmesinin ve anında harekete geçilmesinin altını çizdi.

İnme Belirtileri Nelerdir ve Neden Hızlı Müdahale Gerekir?

Uzm. Dr. Rıza Caferzade, inmenin ani gelişen belirtilerine dikkat çekerek, bu semptomların fark edilmesi durumunda tereddüt etmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini ifade etti. Caferzade'ye göre inme belirtileri şunları içerebilir:

  • Ani gelişen yüz kayması
  • Bir kol veya bacakta güçsüzlük ya da uyuşma
  • Konuşma veya konuşulanları anlama güçlüğü
  • Görme bozukluğu
  • Denge kaybı
  • Nedeni bilinmeyen şiddetli baş ağrısı

Uzman Doktor, bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi durumunda zaman kaybetmenin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Beyin hücrelerinin oksijensiz kaldığı her dakikanın, kalıcı hasar riskini artırdığını belirten Caferzade, erken müdahalenin hastanın yaşam kalitesini ve iyileşme şansını doğrudan etkilediğini dile getirdi.

Belirtiler Geçse Bile Tıbbi Değerlendirme Neden Şart?

Uzm. Dr. Caferzade, inme şüphesinde belirtilerin başladığı saatin not edilmesinin ve kişinin ambulansla hastaneye ulaştırılmasının kritik öneme sahip olduğunu belirtti. “Sağlık ekiplerinin yönlendirmesi olmadan kişiye yiyecek, içecek veya ilaç verilmemeli, belirtilerin kendiliğinden geçmesi beklenmemelidir” diyen Caferzade, bu tür yanlış uygulamaların hastanın durumunu kötüleştirebileceği konusunda uyardı.

Özellikle kısa sürede düzelen belirtilerin, 'geçici iskemik atak' olarak adlandırılan ve daha ciddi bir inmenin habercisi olabilecek bir durumun işareti olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Caferzade, “Bu nedenle belirtiler ortadan kalksa bile acil tıbbi değerlendirme yapılması gerekir. Geçici iskemik ataklar, gelecekteki inme riskini gösterir ve erken teşhis ile önleyici tedbirler alınmasını sağlar” şeklinde konuştu. Hekim, her ne kadar belirtiler ortadan kalksa da, beyinde oluşabilecek mikro hasarların veya altta yatan risk faktörlerinin tespiti için kapsamlı bir nörolojik muayenenin şart olduğunu vurguladı.

İnme Riskini Azaltmak İçin Hangi Önlemler Alınmalı?

Uzm. Dr. Rıza Caferzade, inme riskini azaltmak için bireylerin yaşam tarzlarında yapabileceği değişikliklere de değindi. Caferzade'ye göre inme riskini düşürmek için şu adımlar atılmalı:

  • Yüksek Tansiyon Kontrolü: Tansiyonun düzenli olarak takip edilmesi ve doktor tavsiyeleri doğrultusunda kontrol altında tutulması.
  • Diyabet Yönetimi: Kan şekerinin dengede tutulması ve diyabet hastalarının düzenli kontrollerini aksatmaması.
  • Kolesterol Seviyeleri: Yüksek kolesterolün damar tıkanıklığına yol açabileceği unutulmamalı, sağlıklı beslenme ve gerekirse ilaç tedavisi ile kontrol altında tutulmalı.
  • Sigaradan Uzak Durma: Sigara kullanımının damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında, sigarayı bırakmak inme riskini önemli ölçüde azaltır.
  • Dengeli Beslenme: Meyve, sebze ve tam tahıllardan zengin, işlenmiş gıda ve doymuş yağ oranı düşük bir diyet benimsemek.
  • Düzenli Fiziksel Aktivite: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmak, kalp ve damar sağlığını destekler.

Uzm. Dr. Caferzade, bu önlemlerin yalnızca inme riskini değil, aynı zamanda kalp hastalıkları ve diğer kronik rahatsızlıkların riskini de azalttığını belirterek, sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesinin genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. Toplumun inme belirtileri ve risk faktörleri konusunda bilinçlenmesinin, bu ciddi sağlık sorunuyla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olduğunu ifade etti.