VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), düşünce dünyasına yeni bir soluk getiren önemli bir eseri okurların beğenisine sundu. Tarek Younis tarafından kaleme alınan ve Alican Erdem tarafından Türkçeye kazandırılan "İslamofobi Zamanlarında Psikoloji" adlı kitap, psikolojinin alışılagelmiş steril laboratuvar ortamından çıkarak, devlet politikaları, İslamofobi ve neoliberalizmle kurduğu derin ve çoğu zaman göz ardı edilen ortaklığı mercek altına alıyor. Bu çalışma, VBKY'nin insan ve toplum kitaplığı serisini daha da zenginleştiriyor.

Psikolojinin Politik Rolü ve Eleştirel Bakış Açısı

Younis, eserinde psikolojinin sadece bireysel iyilik haline odaklanan nötr bir bilim dalı olmadığını güçlü bir şekilde savunuyor. Yazar, bu disiplinin iktidar mekanizmalarıyla nasıl iç içe geçtiğini sorgulayarak, ırkçılığın ve yapısal şiddetin bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini ele alıyor. Kitap, bu yıkımın bireyin iç dünyasına hapsedilmesini sağlayan "terapötik ethos"u sert ve eleştirel bir dille hedef alıyor. Younis'e göre, bu yaklaşım toplumsal sorunları bireysel düzeye indirgerken, asıl yapısal eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri görünmez kılıyor.

Geleneksel terapi anlayışına cesurca meydan okuyan Younis, acısını sosyal ve politik bir tepkiye dönüştüren bireylerin, psikoloji aracılığıyla nasıl pasifize edilmeye çalışıldığını ve "uyumlu" bireyler haline getirilme çabalarını ayrıntılı bir şekilde tartışıyor. Bu durum, psikolojinin bireylerin direnişini ve toplumsal farkındalığını nasıl bastırma potansiyeli taşıdığını gözler önüne seriyor. Kitap, okuyucuları psikolojinin sınırlarını ve işlevini yeniden düşünmeye davet ederek, akademik bir tartışmanın ötesinde, günümüz dünyasında psikolojinin politik rolüne dair güçlü bir farkındalık yaratıyor.

İslamofobi ve Neoliberalizm Kıskacında Psikoloji

İslamofobi Zamanlarında Psikoloji, özellikle Batı toplumlarında İslam'ın ve Müslümanların yönetilme biçimlerine dair derin bir tefekkür sunuyor. Younis, İslamofobinin sadece bir önyargı veya ayrımcılık biçimi olmadığını, aynı zamanda psikolojik araçlar kullanılarak pekiştirilen ve bireylerin ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler bırakan yapısal bir sorun olduğunu belirtiyor. Neoliberal politikaların da bu süreçte nasıl bir rol oynadığını, bireysel sorumluluğu ön plana çıkararak toplumsal sorunların üstünü örttüğünü ortaya koyuyor.

  • Psikolojinin devlet politikalarıyla entegrasyonu
  • İslamofobinin bireysel ve toplumsal psikoloji üzerindeki etkileri
  • Neoliberalizmin terapi anlayışına yansımaları
  • Toplumsal acının bireyselleştirilmesi ve pasifleştirilmesi
  • Psikolojinin nötr bir bilim dalı olmadığı tezi

Kitap, psikolojinin sadece bireysel sorunlara çözüm arayan bir araç olmaktan öte, toplumsal düzenin ve iktidar ilişkilerinin bir parçası olduğunu vurguluyor. Younis'in bu eseri, psikolojinin politik işlevini ve toplumsal etkilerini anlamak isteyenler için ufuk açıcı ve tartışmaya davet eden nitelikte. Okuyucular, kitabın sunduğu eleştirel analiz sayesinde, psikolojinin görünmeyen yüzüyle yüzleşme ve bu disiplinin günümüz dünyasındaki yerini daha derinlemesine kavrama fırsatı bulacaklar. Eser, yalnızca akademisyenler ve psikoloji öğrencileri için değil, aynı zamanda toplumun genelini ilgilendiren yapısal sorunlara duyarlı her birey için okunması gereken bir başucu niteliği taşıyor.

Yazarın kendi ifadesiyle: “Yıllar boyunca psikoloji ve İslamofobi üzerine yazılar yazarken, dersler verirken ve çeşitli organizasyonlarda yer alırken, bir kitabın hep resmî bir izahla başlaması gerektiğini düşündüm: İslamofobiye ilişkin resmî istatistikleri sıralamak…” Bu giriş, kitabın sadece teorik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda somut verilerle desteklenen, gerçek dünya sorunlarına odaklanan bir eser olduğunu gösteriyor.