Kayseri Ticaret Odası (KTO) Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının gündemindeki kritik konulara ışık tuttu. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, toplantıda yaptığı çarpıcı açıklamalarda, küresel ekonomideki sert dönüşümden finansmana erişimde yaşanan darboğaza, sanayi yatırımlarından KOBİ’lerin desteklenmesine kadar pek çok önemli meseleyi masaya yatırdı. Özellikle KOBİ finansmanına erişim sorunu, Başkan Gülsoy'un konuşmasının ana eksenini oluşturdu.

M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu'nda Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri ile basın mensupları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan toplantıda, Odanın Temmuz ayı faaliyetleri değerlendirilerek gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi.

Küresel Ekonomi ve Üretim Kapasitesinin Önemi

Başkan Gülsoy, konuşmasının başında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Kıbrıs Barış Harekâtı, Erzurum Kongresi, Hatay'ın anavatana katılışı ve Lozan Barış Antlaşması'nın yıl dönümlerini anarak, vatan uğruna can veren tüm şehit ve gazileri rahmetle yâd etti. Ayrıca 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutlayarak, ebediyete intikal eden gazetecileri de andı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun başarılarından duydukları gururu da dile getirdi.

Küresel ekonomideki fırtınalı döneme dikkat çeken Gülsoy, yüksek faizler, sıkı para politikaları, tırmanan enerji maliyetleri ve jeopolitik gerilimlerin imalat sanayisini darboğaza sürüklediğini belirtti. Gülsoy, "Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor ve serbest ticaret dönemi fiilen bitmiştir. Artık herkes kendi sanayisini ve üreticisini koruyor. Ticaret sadece ekonomik bir faaliyet değil, bir güç ve güvenlik meselesidir. Böyle bir dünyada üretim kapasitemiz en kıymetli hazinemizdir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin İtalya ile Çin arasındaki coğrafyanın en büyük sanayi devlerinden biri olduğunu ancak orta-düşük teknoloji tuzağı ve sanayide kan kaybetme riskiyle karşı karşıya kalındığını vurguladı. İhracattaki yüksek teknoloji payının yüzde 3-4 bandını aşamadığına işaret eden Gülsoy, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından müjdesi verilen 1 trilyon liralık yeni imalat sanayi yatırım paketinin bu bağlamda son derece kıymetli olduğunu dile getirdi.

Enflasyonla Mücadele ve KOBİ Finansmanına Erişim

Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 37'de sabit bırakmasını değerlendiren Gülsoy, "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek bu sıkı para politikası duruşunun; talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirmesini temenni ediyoruz" dedi. İş dünyası olarak enflasyonla mücadele programını desteklediklerini belirten Gülsoy, "Enflasyon hepimizin ortak düşmanıdır. Enflasyon düşmeden yatırımda öngörülebilirlik sağlanamaz, kalıcı büyüme yakalanamaz" diye ekledi. Ancak bu süreçte sahadaki gerçeklerle masadaki kararların örtüşmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, Kayseri'deki mobilyacıların, imalatçıların, tüccarların en büyük sıkıntısının KOBİ finansmanına erişim olduğunu ifade etti.

Finansmanın reel sektör için hayati bir oksijen olduğunun altını çizen KTO Başkanı, yüksek kredi faizlerinin yanı sıra komisyonlar, dosya masrafları ve ekstra ücretlerin firmaların katlandığı maliyeti ilan edilen faizlerin çok üzerine çıkardığını belirtti. Bu yükü en derinden hissedenlerin ise KOBİ'ler olduğunu dile getirdi.

  • Yüksek kredi faizleri
  • Ek komisyon ve dosya masrafları
  • KOBİ kredilerindeki büyüme sınırları

KOBİ'ler İçin Nefes Kredisi Sürekli Hale Gelmeli

Bankaların artık elini taşın altına koyması gerektiğini vurgulayan Gülsoy, "Büyük firmaların işleri bir şekilde dönüyor ama küçük işletmelerimize, KOBİ'lerimize kaynak aktarımında tıkanıklık yaşanıyor. KOBİ'nin finansmana erişimi tıkanırsa mahalledeki dükkan kapanır, sanayideki atölye durur, gencimiz işsiz kalır" uyarısında bulundu. Enflasyonun düşüş patikasına girmesi ve jeopolitik risklerin yatışmaya başlamasıyla birlikte Merkez Bankası'ndan politika faizinde indirim adımları beklediklerini, ayrıca politika faizi ile kredi faizleri arasındaki 20 puana yakın makasın daralmasını temenni ettiklerini söyledi.

Ticari kredilerdeki büyüme sınırlarının gevşetilmesi, hatta KOBİ kredileri için tamamen kaldırılmasının reel sektöre büyük bir nefes aldıracağını belirten Gülsoy, TOBB Başkanı'nın Merkez Bankası Başkanı ve Kamu Bankaları Genel Müdürleriyle yaptığı temasları son derece kritik bulduğunu aktardı. Taleplerinin net olduğunu ifade eden KTO Başkanı, "Kaynak kıtsa, öncelik en çok ihtiyacı olan KOBİ'lerimize verilmelidir. Son 1 yılda 73 bin firmamıza 100 milyar liranın üzerinde imkan sağlayan Nefes Kredisi uygulaması, yılda bir iki kez başvurulan bir can suyu olmaktan çıkarılıp düzenli işleyen kurumsal bir finansman kanalına dönüştürülmeli; limitleri büyütülerek ve vadeleri uzatılarak tüccarımıza ulaştırılmalıdır" çağrısında bulundu.

Teknolojik Dönüşüm, Genç Girişimcilik ve Pazar Çeşitliliği

Kayseri Ticaret Odası olarak üç temel öncelikleri olduğunu açıklayan Gülsoy, bu öncelikleri şöyle sıraladı:

  1. Yapay zekâ, otomasyon ve yeşil dönüşümü üretim süreçlerine hızla entegre ederek teknolojik dönüşümü sağlamak.
  2. Değişen demografik yapıda genç zihinlerin önünü açarak genç girişimciliği ve yeni iş modellerini desteklemek.
  3. Batı’dan Doğu’ya kayan sermaye hareketlerini yakından takip ederek pazar çeşitliliğini artırmak.

Gülsoy, önümüzdeki yıllarda küresel orta sınıfın yüzde 80'ini oluşturacak Hindistan, Vietnam, Endonezya ve Mısır gibi yükselen pazarların mutlaka radara alınması ve buralarda var olunması gerektiğini vurguladı. Artık sadece ucuz iş gücüyle rekabet etme devrinin kapandığını, otomasyonu, robotlaşmayı, kesintisiz enerjiyi ve veriyi doğru kullanarak markalaşmak, daha az kaynakla daha yüksek katma değer üretmek zorunda olunduğunu belirtti.

Gurbetçilerin Şehir Ekonomisine Katkısı

Yaz döneminde yaşanan gurbetçi hareketliliğine de değinen Gülsoy, turizm sezonunun bereketli geçtiğini ifade etti. Turizmin ülkeye artı değer kazandıran, bacasız sanayi olarak adlandırılan önemli bir sektör olduğunu belirtti. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte hizmetler sektöründe de gözle görülür bir hareketlilik yaşandığını söyleyen Gülsoy, "Anadolu'da 7., 8. ve 9. aylar 'gurbetçi mevsimi' olarak bilinir. Gurbetçilerimizin gelmesiyle birlikte şehirlerimizde büyük bir canlılık yaşanıyor. Anavatanlarına gelen gurbetçilerimiz, A'dan Z'ye her sektöre fayda sağlıyor. Bıraktıkları dövizler şehir ekonomimize can suyu oluyor, turizmden ticarete kadar her alana katkı sunuyorlar. İnşallah bu hareketlilik yaz sezonu boyunca devam eder" sözleriyle konuşmasını tamamladı.