Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantının detaylı özetini yayımladı. Yayımlanan özet, küresel ve yurt içi ekonomik gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirirken, sıkı para politikası duruşunun fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürüleceği mesajını verdi. Ayrıca, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde ek sıkılaşma adımlarının gündeme gelebileceği sinyali verildi. Bu durum, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeledeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Küresel Ekonomideki Belirsizlikler ve Enflasyon Riskleri
TCMB'nin toplantı özetinde, küresel ekonomideki jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizliklerin devam ettiği belirtildi. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalı seyrin, dünya genelinde enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere birçok bölgede büyüme görünümünün zayıf seyrettiği, gelişmekte olan ülke piyasalarında ise risk iştahındaki dalgalanmaların portföy akımlarını olumsuz etkilediği ifade edildi. Emtia fiyatlarındaki oynaklık, yüksek enerji maliyetleri ve iklim değişikliğine bağlı arz şoklarının küresel enflasyonist baskıları artırdığına dikkat çekildi.
Bu küresel riskler, Türkiye ekonomisi için de önemli dışsal faktörler olarak değerlendirildi. Kurul, bu risklerin yurt içi enflasyon ve makroekonomik denge üzerindeki potansiyel etkilerini yakından takip ettiğini belirtti.
Yurt İçi Ekonomik Gelişmeler ve Makroihtiyati Tedbirler
Toplantı özetine göre, yurt içinde bireysel kredi büyümesinde son haftalarda bir yavaşlama gözlendi. Türk lirası mevduat ve kredi faizlerinde ise düşüşler kaydedildi. TCMB, yatırım ortamını desteklemek amacıyla Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) program limitini 300 milyar TL'den 750 milyar TL'ye yükselttiğini açıkladı. Bu artışın 150 milyar TL'lik kısmı 2026 yılı limitine eklenirken, kalan tutar 2027 ve 2028 yıllarına yayıldı. Bu adımın, yatırımları teşvik ederek üretimi ve istihdamı desteklemesi hedefleniyor.
Rezervlerde Artış ve CDS Priminde Gerileme
- Türkiye'nin brüt uluslararası rezervleri 184,2 milyar dolar seviyesine yükseldi.
- Ülkenin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 220 baz puana geriledi.
- Net portföy girişlerinin pozitif seyrettiği belirtildi.
Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisine yönelik dışsal algının iyileştiğine ve ülkenin uluslararası piyasalardaki güvenilirliğinin arttığına işaret ediyor. Rezervlerdeki artış ve CDS primindeki düşüş, ülke risk algısını olumlu yönde etkileyen önemli göstergeler arasında yer alıyor.
Büyüme, İstihdam ve Cari İşlemler Dengesi
2026 yılının ikinci çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yıllık bazda yüzde 2,3, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 arttığı hatırlatılan özette, verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği vurgulandı. Üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler de tüketim ve siparişlerde yavaşlamaya işaret ediyor. Temmuz ayında istihdamın sınırlı gerilediği, işsizlik oranının ise yüzde 8,1'e yükseldiği bildirildi. Cari işlemler tarafında ise haziran ayında açık artarken, hizmet gelirlerinin güçlü seyrini koruduğu ifade edildi. Ağustos verilerinde ihracat ve ithalatın arttığı, dış ticaret açığında ise sınırlı bir iyileşme görüldüğü kaydedildi.
Enflasyon Gelişmeleri ve Para Politikası Faizi
TCMB'ye göre, Ağustos ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 1,84 oranında artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 seviyesine geriledi. Ancak enerji fiyatlarındaki yükseliş, eğitim, haberleşme ve ulaştırma hizmetleri enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Özette, hizmet enflasyonunun yüksek seyrini koruduğu, gıda enflasyonunda ise işlenmemiş gıda grubunun etkisiyle bir yavaşlama görüldüğü belirtildi. Üretici fiyatları da Ağustos ayında aylık yüzde 2,57 artış gösterdi. Para Politikası Kurulu, toplantıda politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Merkez Bankası gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.
Merkez Bankası'ndan Geleceğe Yönelik Kararlılık Mesajı
PPK özetinde, fiyat istikrarının kalıcı olarak sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceği net bir şekilde ifade edildi. Kurul, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma tespit edilmesi halinde, ek sıkılaştırma adımlarının tereddütsüz atılabileceğini bildirdi. Ayrıca, kredi ve mevduat piyasalarında beklenmeyen gelişmelerin ortaya çıkması durumunda makroihtiyati adımların devreye alınabileceği vurgulandı. Bu ifadeler, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede elindeki tüm araçları kullanmaya hazır olduğunu ve piyasa koşullarını yakından takip ettiğini gösteriyor.
TCMB'nin bu mesajı, enflasyon beklentilerini yönetme ve fiyat istikrarını sağlama konusundaki taahhüdünün bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Piyasa katılımcıları, Merkez Bankası'nın bu kararlı duruşunu ve gelecekteki olası adımlarını yakından izlemeye devam edecek.










