Göz sağlığı, günlük yaşam kalitesini ve bağımsızlığı doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak birçok kişi, gözlerinde belirgin bir şikayet hissetmediği sürece göz muayenesini ihmal edebiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeref Kayabaş, 8 Ekim Dünya Görme Günü öncesinde yaptığı açıklamada, bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Dr. Kayabaş, özellikle erken dönemde sinsi ilerleyen göz hastalıklarına karşı düzenli göz muayenesi yapılmasının, kalıcı görme kayıplarını engellemek adına büyük önem taşıdığını vurguladı.
Glokom ve Katarakt Gibi Sinsi Hastalıklara Dikkat
Op. Dr. Kayabaş, halk arasında yaygın olarak 'göz tansiyonu' olarak bilinen glokomun, başlangıç aşamalarında genellikle hiçbir belirti göstermediğini belirtti. Glokomun ilerlemesiyle birlikte görme alanında kalıcı kayıpların meydana gelebileceğine dikkat çeken Kayabaş, bu nedenle erken tanının hayati bir role sahip olduğunu ifade etti. Göz tansiyonu, optik sinire zarar vererek görme yeteneğini yavaş yavaş azaltan bir rahatsızlıktır. Düzenli kontrollerle göz içi basıncı takip edilerek hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir veya durdurulabilir.
Katarakt, retina hastalıkları ve sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu) gibi diğer önemli göz rahatsızlıklarının da görme kalitesini ciddi şekilde etkilediğini dile getiren Op. Dr. Şeref Kayabaş, bu hastalıkların da düzenli göz muayeneleri sırasında erken evrede tespit edilebileceğini söyledi. Katarakt, göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle oluşurken, retina hastalıkları ve sarı nokta hastalığı ise retinanın hasar görmesi sonucu merkezi görmede bozulmalara yol açabilir.
Diyabet Hastaları İçin Düzenli Göz Kontrolleri Şart
Diyabet hastalarının göz sağlığına özel bir hassasiyet göstermesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Kayabaş, diyabete bağlı retina değişikliklerinin (diyabetik retinopati) erken dönemde tespit edilmesinin, görme kaybını önlemede veya geciktirmede kritik bir faktör olduğunu ifade etti. Diyabetik retinopati, kontrolsüz kan şekeri seviyelerinin retinanın küçük kan damarlarına zarar vermesiyle ortaya çıkar ve tedavi edilmezse körlüğe yol açabilir. Bu nedenle diyabet tanısı konmuş bireylerin, şikayetleri olmasa dahi belirli aralıklarla göz muayenesinden geçmeleri büyük önem taşımaktadır.
Çocuklarda Göz Sağlığı: Erken Teşhisin Önemi
Çocuklarda fark edilmeyen görme problemlerinin, ilerleyen yaşlarda kalıcı hale gelebileceğine dikkat çeken Kayabaş, özellikle göz tembelliği (ambliyopi) ve şaşılığın bu sorunların başında geldiğini belirtti. Çocuklarda göz tembelliği, bir gözün diğerine göre daha az görmesi ve beyin tarafından o gözden gelen görüntülerin ihmal edilmesi durumudur. Şaşılık ise gözlerin farklı yönlere bakmasıdır. Bu durumlar erken yaşta teşhis edilip tedavi edilmezse, çocuğun görme gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Op. Dr. Kayabaş, ebeveynleri çocuklarının göz sağlığı konusunda uyanık olmaya çağırdı ve şu belirtilerin göz muayenesi gerektirebileceğini sıraladı:
- Çocuğun televizyonu ya da telefonu çok yakından izlemesi
- Başını eğerek veya bir gözünü kapatarak bakması
- Sık sık baş ağrısından şikâyet etmesi
- Gözlerini kısarak bakmaya çalışması
Ani Belirtilerde Vakit Kaybetmeyin
Bazı göz rahatsızlıklarının ani ve acil müdahale gerektirdiğini belirten Op. Dr. Şeref Kayabaş, ani görme kaybı, görme alanında perde veya kararma hissi, yoğun ışık çakmaları ve uçuşmalar ile şiddetli göz ağrısı gibi belirtilerin kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini ifade eden Kayabaş, erken tanının birçok göz hastalığında tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını ve görmeyi koruma açısından büyük avantaj sağladığını sözlerine ekledi. Kayabaş, 'Gözlerimizi ihmal etmemeliyiz' diyerek vatandaşları düzenli kontrollere davet etti.










