Kişisel gelişim ve popüler psikoloji alanında sıkça karşılaşılan ayna karşısında olumlama yapma pratiği, birçok kişi tarafından psikolojik bir destek aracı olarak görülüyor. Ancak Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, ayna karşısında yapılan olumlamaların tek başına bir terapi niteliği taşımadığını belirterek, bu uygulamanın etkilerinin kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebileceğine dikkat çekti.

Ayna Çalışması: Psikolojik Etkileri ve Sınırlılıkları

Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, ayna çalışmasını kişinin aynaya bakarak kendine olumlu ifadeler söylemesi, duygularını gözlemlemesi veya kendisiyle bir bağ kurmaya çalışması olarak tanımlıyor. Tunçel'e göre, bu pratik klinik psikolojide standart bir tedavi yöntemi olarak kabul görmemekle birlikte, öz-şefkat, maruz bırakma (exposure) ve bilişsel yeniden yapılandırma süreçleriyle ilişkilendirilebilir yönleri bulunmaktadır. Tunçel, ayna çalışmasının üç temel mekanizma üzerinden yorumlanabileceğini belirtiyor:

  • Maruz Bırakma (Exposure): Kişinin kendi bedeni ve yüzüyle doğrudan karşılaşması.
  • Öz-Odaklanma (Self-Focused Attention): Dikkatin dış dünyadan iç benliğe yönelmesi.
  • Bilişsel Yeniden Çerçeveleme: Kendine dair otomatik olumsuz düşüncelerin fark edilmesi ve dönüştürülmesi.

Ancak Tunçel, tüm bu mekanizmalara rağmen ayna karşısında yapılan olumlamaların tek başına terapötik bir yöntem olmadığını ve etkisinin bireyin psikolojik yapısına göre değiştiğini vurguluyor.

Düşük Özsaygılı Bireylerde Olumlamaların Ters Etkisi Olabilir

Tuğçe Tunçel, ayna karşısına geçmenin bazı kişiler için rahatsız edici olabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Özellikle beden algısı sorunları, sosyal kaygı, kendini yargılama eğilimi, depresif bilişler, travma öyküsü (özellikle bedenle ilgili travmalar), yüksek öz-eleştiri ve utanç duygusu yaşayan bireylerde, ayna karşısında 'kendilikle yüzleşme'nin kaçınma tepkisine yol açabileceğini ifade etti. Tunçel, bu durumlarda ayna çalışmasının fayda yerine zarar getirme potansiyeli taşıdığını belirtiyor.

Olumlamalar Herkes İçin Faydalı Mı?

Olumlamaların (affirmasyonların) psikolojik etkileri üzerine yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarının karışık olduğunu aktaran Tunçel, şu bilgileri paylaştı: “Öz-şefkat düzeyi yüksek bireylerde olumlamalar stres azaltabilir ve motivasyonu artırabilir. Ancak özsaygısı düşük kişilerde 'ben değerliyim' gibi ifadeler, kişinin gerçeklik algısıyla çeliştiği ve içsel eleştiriyi tetiklediği için ters etki yaratabilir. Bu durum, 'zehirli pozitiflik' olarak da adlandırılan, kişinin olumsuz duygularını bastırmasına ve gerçek sorunlarını göz ardı etmesine neden olabilir.”

Klinik Psikolog Tunçel, ayna çalışmasının bir terapi seansının veya kapsamlı bir psikolojik destek sürecinin yerine geçmediğini, yalnızca destekleyici bir araç olarak kullanılabileceğini vurguladı. Özellikle ciddi psikolojik sorunlar yaşayan bireylerin, profesyonel bir uzmandan destek alması gerektiğinin altını çizdi. Ayna karşısında yapılan olumlamaların, doğru bağlamda ve bireysel farklılıklar gözetilerek kullanıldığında faydalı olabileceği, ancak tek başına bir çözüm olarak görülmemesi gerektiği mesajını verdi.