Çorum, köklü tarihi, eşsiz kültürel zenginlikleri ve özgün mutfak kültürüyle uluslararası gastronomi dünyasının dikkatini çekmeye devam ediyor. Son olarak Çorum Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen Açık Ateş Gastronomi Etkinlikleri, hem Türkiye içinde hem de dünya medyasında geniş yankı uyandırdı. Bu etkinlikler, şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri olma hedefi doğrultusunda atılmış kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Uluslararası Basın Çorum Lezzetlerini Konuşuyor

Etkinliğe İspanya'dan katılan ünlü gastronomi yazarı ve gazeteci Camila Beraldi, İspanyol basınının önde gelen yayın organlarından La Vanguardia'daki köşe yazısında Çorum'a geniş yer verdi. Beraldi, yazısında Çorum Açık Ateş Festivali'ni, Anadolu mutfak mirasını uluslararası sahneye taşıyan dikkat çekici bir girişim olarak tanımladı. Şehrin kadim mutfak kültürünü modern gastronomi anlayışıyla harmanlayarak özgün bir merkez olma iddiasına vurgu yaptı.

Beraldi, Çorum'u "antik Hitit başkentinin kapılarında, geleneksel Türk mutfağını yeniden yorumlayan bir gastronomi laboratuvarı" olarak nitelendirdi. Festivalin Türkiye'den, Avrupa'dan ve Latin Amerika'dan pek çok önemli şefi bir araya getirdiğini belirten yazar, etkinliğin sadece bir yemek organizasyonu olmaktan öte, "ateş, toprak ve kimlik" ekseninde şekillenen derin bir kültürel aktarım alanı olduğuna dikkat çekti.

Çorumlu Obası'nda Geleneksel Mutfak Deneyimi

Festivalin gerçekleştirildiği Çorumlu Obası'nın mistik atmosferi de Beraldi'nin yazısında özel bir yer buldu. Taş ve ahşap yapılarla yeniden tasarlanan bu alanın, ziyaretçilere kırsal Anadolu yaşamının otantik bir yansımasını sunduğunu ifade etti. Sürekli yanan ızgaraların, odun ateşinin yoğun kokusunun ve dumanla bütünleşen ortamın, gastronomiyi sadece bir tat deneyimi olmaktan çıkarıp, çok boyutlu bir duyusal şölene dönüştürdüğünü vurguladı.

  • Tandır kebabı gibi yöresel lezzetler
  • Geleneksel ekmeklerin farklı pişirme teknikleri
  • Ateşin, pişirme yönteminden öte kültürel bir kimlik unsuru olması

Yazıda, tandır kebabı, geleneksel ekmekler ve çeşitli ızgara teknikleriyle hazırlanan yerel lezzetlerin Çorum'un gastronomik kimliğini güçlendirdiği belirtildi. Beraldi'ye göre ateş, sadece bir pişirme aracı değil, aynı zamanda yerel gastronomi kimliğinin temel taşlarından biri.

Dünya Şefleri Çorum'da Buluştu

Etkinliğe, Bask mutfağından şef Iñaki Gorrotxategi, Latin Amerika'nın ızgara kültürünü temsil eden Uruguaylı şef Diego Pérez Sosa ve Kolombiyalı şef Juan David Díaz gibi uluslararası isimlerin katılımı, Çorum'un gastronomi sahnesindeki küresel etkileşimini gözler önüne serdi. Bu şefler, farklı pişirme geleneklerini sergileyerek festivale zenginlik kattı.

Gastro Çorum Projesi Danışmanı Adnan Şahin ve Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da projeye dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Adnan Şahin, festivalin Çorum'u uluslararası gastronomi haritasında görünür kılmayı amaçladığını ve kentin tanıtımına büyük katkı sağladığını belirtti. Şahin, projenin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve Hititler ile Hattuşa ile doğal bir bağ kurulduğunu ifade etti. Açık ateş konseptinin de bu bağlamda geliştirildiğini ekledi.

San Sebastián Gastronomika'da Çorum Rüzgarı Esecek

Adnan Şahin, 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde Çorum'un San Sebastián Gastronomika'da konuk şehir olarak yer almasının projeye yeni bir boyut kazandıracağını müjdeledi. Şahin, "San Sebastián'a gittiğimizde burada gördüklerinizin bir kopyasını değil, bu şehrin özünü ve Hattuşa deneyimini götürmek istiyoruz" diyerek, Anadolu'da edinilen gastronomi deneyiminin Bask Bölgesi'ne taşınacağını vurguladı.

Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ise gastronominin sadece bir tanıtım aracı olmadığını, aynı zamanda yerel kalkınma ve kültürel sürdürülebilirliğin önemli bir unsuru olduğunu dile getirdi. Aşgın, yerel üreticileri destekleyen, mutfak mirasını koruyan, genç nesillere aktaran ve ekonomik dönüşüm sağlayan sürdürülebilir bir gastronomi ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Beraldi de yazısını, Çorum'un San Sebastián Gastronomika'da konuk şehir olarak yer almasının, kentin gastronomi hikayesini uluslararası ölçekte yeni bir aşamaya taşıyacağı değerlendirmesiyle tamamladı.