Dijital reklamcılık dünyası, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan köklü değişikliklerle yeni bir döneme girdi. 1 Ağustos itibarıyla uygulanmaya başlanan bu düzenlemeler, reklam verenlerden e-ticaret platformlarına, sosyal medya içerik üreticilerinden dijital pazarlama ekiplerine kadar sektördeki tüm paydaşları yakından ilgilendiriyor. Avukat Elvan Kakıcı Şimşek'in değerlendirmelerine göre, yeni mevzuat, dijital reklamlarda şeffaflığı maksimize etmeyi ve tüketicileri yanıltıcı uygulamalardan korumayı amaçlıyor.

Yapay Zeka Destekli Reklamlarda Şeffaflık Zorunluluğu

Yeni yönetmeliğin en dikkat çekici maddelerinden biri, yapay zeka destekli reklamları kapsıyor. Tüketicilerin ekonomik kararlarını etkileyebilecek nitelikte yapay zeka kullanıldığında veya gerçek kişilerden ayırt edilemeyen dijital karakterler reklamlarda yer aldığında, bunun açıkça belirtilmesi artık yasal bir zorunluluk. Avukat Şimşek, bu durumun özellikle yapay zeka ile oluşturulan reklam kampanyaları için geçerli olduğunu ve tüketicinin karşısındaki karakterin gerçek mi yoksa yapay zeka ürünü mü olduğunun şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini vurguladı.

Ayrıca, 'deepfake' teknolojisinin ticari amaçlarla yanıltıcı kullanımına da hukuki bir sınır getirildi. Gerçek kişilerin yapay zeka ile oluşturulan dijital kopyalarının, kullanmadıkları bir ürün veya hizmeti tavsiye ediyormuş gibi gösterilmesi kesinlikle yasaklandı. Bu düzenleme, tüketicileri manipülatif içeriklerden koruma konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Influencer Reklamlarına Yeni Yükümlülükler ve Hukuki Riskler

Sosyal medya etkileyicileri (influencerlar) aracılığıyla yapılan reklam paylaşımları da yeni kurallara tabi. Artık reklam içeriklerinde 'Reklam' veya 'Tanıtım' ibaresinin açık ve anlaşılır bir şekilde yer alması, ayrıca reklam verenin kim olduğunun net bir biçimde belirtilmesi zorunlu kılındı. Avukat Şimşek, reklam olduğu ilk bakışta anlaşılmayan paylaşımların hem içerik üreticileri hem de markalar için daha büyük hukuki riskler taşıyacağını ifade ederek, sorumluluğun çift taraflı olduğunu belirtti.

Hedefli Reklamcılık ve İndirim Kampanyalarında Değişiklikler

Yönetmelik, hedefli reklamcılığı da ilk kez ayrıntılı bir şekilde tanımlıyor. Kullanıcıların kişisel verileri, tercihleri veya davranış analizleri kullanılarak gösterilen reklamların hangi kriterlere göre sunulduğunun tüketiciye açıkça bildirilmesi gerekecek. Özellikle çocuklara yönelik kişisel verilere dayalı hedefli reklam uygulamaları ise tamamen yasaklandı.

İndirimli satış kampanyalarında referans fiyat hesaplama yönteminde de önemli bir değişiklik yapıldı. Daha önce son 30 günlük satış fiyatı esas alınırken, yeni düzenlemeyle referans fiyat indirimin başladığı tarihten önceki son 10 günlük satış fiyatı üzerinden belirlenecek. Ayrıca, referans fiyatın yalnızca indirimin uygulandığı satış kanalındaki fiyat olması şartı getirildi.

Çevresel İddialar ve Tüketici Yorumlarına Doğrulama Şartı

  • 'Çevre dostu', 'sürdürülebilir' ve 'karbon nötr' gibi çevresel pazarlama iddiaları da belgelendirme şartına bağlandı. Bu tür ifadelerin yetkili veya akredite kuruluşlardan alınan belgelerle desteklenmesi ve tüketicilerin bu bilgilere kolayca ulaşabilmesi sağlanacak.
  • İnternet sitelerinde yayımlanan tüketici yorumlarının doğrulanabilir deneyimlere dayanması zorunlu hale getirildi. Bu sayede sahte yorumların önüne geçilmesi hedefleniyor.
  • Tüketici şikayetlerine cevap verme süresi de 72 saatten 48 saate indirildi, bu da tüketici memnuniyetini artırmaya yönelik bir adım olarak öne çıkıyor.

Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, Reklam Kurulu'nun uzun süredir benimsediği birçok ilkenin artık doğrudan mevzuata girdiğini belirterek, reklam verenler, e-ticaret platformları, satıcılar ve sosyal medya içerik üreticilerinin yeni kuralları ayrıntılı biçimde inceleyerek gerekli uyum çalışmalarını vakit kaybetmeden tamamlaması gerektiğini vurguladı. Şimşek, dijital pazarlamada yeni dönemde yaratıcı içerik kadar hukuki uyumun da belirleyici olacağını sözlerine ekledi.