Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDMİB), 2026 yılının ilk yarısında 73,8 milyon dolarlık önemli bir ihracat rakamına ulaştı. Bu başarının ardından birlik, küresel pazardaki rekabet gücünü daha da artırmak için stratejik bir dönüşüm başlattı. EDMİB'in yeni yol haritası, yüksek katma değerli ürünler üretmeye ve alım gücü yüksek ülkelere odaklanmaya dayanıyor. Bu kapsamda, Egeli deri ihracatçıları, mevcut pazarların yanı sıra ABD, Kanada ve İskandinav ülkeleri gibi yeni ve yüksek gelirli pazarlara açılmayı hedefliyor.

Ege Bölgesi Deri İhracatında Lider Konumda

EDMİB Başkanı Halil Gündoğdu, Ege Bölgesi'nin deri ve deri mamulleri ihracatının yaklaşık yüzde 65'ini Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirdiğini belirtti. Gündoğdu, bölgenin kilogram başına ihracat değerinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini vurguladı. Özellikle ayakkabı grubunda kilogram başına ihracat değerinin 24,77 dolara ulaşarak Türkiye ortalamasının neredeyse iki katına çıkması, sektörün katma değerli üretim kapasitesini gözler önüne seriyor. Deri ve kürk konfeksiyonunda ise çok daha yüksek katma değerler elde edildiği ifade ediliyor.

Yeni dönemde EDMİB, bu başarıyı daha da ileriye taşımak için alım heyetleri, sektörel ticaret heyetleri ve uluslararası fuarlara aktif katılım sağlayacak. Gündoğdu, "ABD, Kanada, İskandinav ülkeleri, Polonya, Romanya, Güney Afrika ve Avustralya öncelikli hedef pazarlarımız arasında yer alacak" diyerek yeni pazar hedeflerini açıkladı.

Finansmana Erişim ve Destek Talebi

Türk deri sektörünün küresel rekabet gücünü koruyabilmesi adına finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor. EDMİB Başkanı Gündoğdu, mevcut koşullarda sektörün neredeyse maliyetine üretim ve ihracat yaptığını dile getirerek, döviz dönüşüm desteğinin en az yüzde 10’a çıkarılması çağrısında bulundu. Gündoğdu, "Döviz dönüşüm desteği yüzde 10’a çıkarsa nefes alabiliriz" ifadeleriyle sektörün acil beklentisini dile getirdi.

Küresel Tedarik Zincirlerindeki Fırsatlar ve Engeller

Türkiye'nin coğrafi yakınlığı, esnek üretim yapısı ve yüksek katma değerli üretim kabiliyeti sayesinde dünya markalarının en güçlü tedarik merkezlerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Gündoğdu, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşümün Türk deri sektörüne yeni fırsatlar sunduğunu kaydetti. Ancak, artan maliyetler ve ithal girdiler üzerindeki vergi yükünün sektörün rekabet gücünü baskıladığına dikkat çekti. Bu fırsatların tam anlamıyla değerlendirilebilmesi için üretim maliyetlerini artıran yapısal engellerin kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.

  • Türkiye'de üretimi bulunmayan ham madde ve yan sanayi girdilerindeki gümrük yüklerinin azaltılması.
  • Avrupalı rakiplerin stratejik girdilere dünya fiyatlarıyla ulaşırken, Türk ihracatçısının ilave maliyetlerle üretim yapmak zorunda kalması sorunu.
  • Ayakkabı yan sanayisinde kullanılan taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi girdiler üzerindeki vergi yükünün gözden geçirilmesi.

Halil Gündoğdu, "Katma değerli üretim, güçlü tasarım kabiliyeti ve yeni pazarlara açılma stratejimizle Ege deri sektörünün küresel rekabet gücünü daha da artırmayı hedefliyoruz" diyerek sektörün geleceğine yönelik kararlı adımlar atılacağını vurguladı. Bu stratejilerle, Egeli deri ihracatçılarının hem ihracat hacmini hem de karlılığını artırması bekleniyor.