Erzurum'un zengin mutfak mirası, kentin önemli lezzetlerinden biri olan Erzurum Paça Çorbası'nın coğrafi işaretle tescillenmesiyle daha da güçlendi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından gerçekleştirilen bu tescil, şehrin kültürel ve gastronomik kimliğinin korunması ve tanıtılması açısından büyük bir önem taşıyor. Başkan Mehmet Sekmen, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, Erzurum'un asırlık mutfak geleneğine sahip çıkmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Erzurum Paça Çorbası: Bir Lezzetten Çok Daha Fazlası
Başkan Sekmen, Erzurum Paça Çorbası'nın sadece bir yemek olmadığını, aynı zamanda şehrin hafızası, sabahı, emeği ve misafirperverliği olduğunu vurguladı. "Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır" ifadelerini kullanan Sekmen, çorbanın coğrafi işaretle tescillenmesinin, bu köklü kültürün resmi anlamda koruma altına alınması bakımından son derece değerli olduğunu ifade etti. Şehirlerin sadece beton yapılarla değil, kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle ve mutfağıyla büyüdüğüne dikkat çeken Sekmen, Erzurum'un mutfak kültürüyle de Anadolu'nun en güçlü şehirlerinden biri olduğunu dile getirdi.
Cağ kebabından kadayıf dolmasına, civil peynirinden ayran aşına kadar birçok lezzetin Erzurum'un karakterini, iklimini ve insanının ruhunu taşıdığını belirten Sekmen, artık Erzurum Paça Çorbası'nın da coğrafi işaret güvencesiyle bu büyük kültür hazinesine daha güçlü bir şekilde eklendiğini söyledi. Bu tescil, Erzurum mutfağının zenginliğini ve çeşitliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kültürel Bağımsızlık ve Gastronomi Turizmi
Başkan Mehmet Sekmen, coğrafi işaret meselesinin sadece ekonomik bir konu olmadığını, aynı zamanda kültürel bağımsızlık meselesi olduğunu vurguladı. Kültürüne sahip çıkan milletlerin ayakta kaldığını, geçmişini koruyan şehirlerin geleceğe daha güçlü yürüdüğünü ifade etti. Günümüzde dünya şehirlerinin sadece sanayi gücünü değil, kültürel kimliğini de konuştuğunu belirten Sekmen, gastronomi turizmi, kültürel miras ve yerel değerlerin şehirlerin marka değerini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını kaydetti.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak şehrin sahip olduğu bu büyük mirası korumak, kayıt altına almak ve uluslararası düzeyde tanıtmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Sekmen, Erzurum'un her sokağında tarih, her taşında medeniyet izi, her sofrasında ise paylaşmanın ve gönül zenginliğinin bereketi olduğunu ifade etti. Dadaş kültürünün yiğitlik, ikram, cömertlik ve misafire verilen değerle anıldığını, Erzurum mutfağının da bu ruhun sofralara yansıyan hali olduğunu söyledi.
Geleceğe Taşınan Bir Miras: Erzurum Paça Çorbası
Tescillenen Erzurum Paça Çorbası'nın bu köklü geleneğin önemli bir parçası olduğunu belirten Sekmen, bundan sonra bu lezzetin hem korunacağını hem de şehrin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacağını ifade etti. Erzurum'un sadece kış turizmiyle değil; kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılmasını istediklerini vurguladı. Sekmen, Erzurum'un sadece geçmişte destan yazan bir şehir olmadığını, geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezi olduğunu söyledi.
Bu tescilde büyük emekler olduğunu belirten Sekmen, yıllardır bu lezzeti yaşatan ustalara, geleneksel tarifleri nesilden nesile aktaran annelere, Erzurum mutfağını yaşatan esnafa ve bu kültüre sahip çıkan tüm hemşehrilere teşekkür etti. Bir milletin gerçek zenginliğinin sadece maddi imkanları olmadığını, asıl zenginliğin sahip olunan kültür, gelenek ve medeniyet birikimi olduğunu dile getirdi. Bu değerleri koruyabilirsek geleceğe çok daha güçlü yürüneceğini ekledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki Türkiye Yüzyılı vizyonuyla birlikte şehirlerin kültürel değerlerini daha güçlü şekilde koruyan, tanıtan ve markalaştıran bir anlayışın geliştiğini belirten Başkan Sekmen, Erzurum'un da bu büyük yürüyüşün öncü şehirlerinden biri olmaya devam edeceğini söyledi. Bugün tescillenen bu değerin yalnızca Erzurum'un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Sekmen, bundan sonra da şehrin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade etti. Konuşmaların ardından tescil belgesi ile günün anısına fotoğraf çekimi yapıldı.










