Gaziantep, Kültür Yolu Festivali kapsamında ev sahipliği yaptığı Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep) ile yine dikkatleri üzerine çekti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın iş birliğinde gerçekleştirilen bu önemli etkinlik, şehrin zengin mutfak kültürünü, tarihini ve misafirperverliğini bir araya getirdi. Festivalde düzenlenen konferans programında, 'Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik' teması altında üretimden restoran kimliğine, konaklama deneyiminden mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına kadar birçok kritik konu ele alındı. Ayrıca şeflerin uygulamalı atölye çalışmaları da katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

Gaziantep'in Gastronomi Ekosistemindeki Yeri Güçleniyor

Konferans programında bir sunum gerçekleştiren Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep'in dünya gastronomi ekosistemindeki yükseliş potansiyeline ve mevcut konumuna dikkat çekti. Şahin, kentin gastronomideki gelişim sürecini ve bu alanda yürütülen çalışmaları detaylı bir şekilde aktardı. Gaziantep'in sadece bir lezzet durağı olmadığını, aynı zamanda binlerce yıllık bir kültürel mirasın taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Şahin, şehrin yemeklerinin bu mirasın bir yansıması olduğunu belirtti.

Sunumunun ardından yaptığı konuşmada Şahin, Gaziantep'in gastronomi gücünü Mezopotamya'nın köklü bilgeliği, Fırat Nehri'nin bereketi ve şehrin zengin tarihi mirasıyla ilişkilendirdi. Gaziantep'in sahip olduğu bu eşsiz değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Şahin, "Biz diğer şehirlerden Mezopotamya'nın bilgeliği, Fırat'ın bereketi ve bu coğrafyanın sunduğu zenginlikle ayrışıyoruz. Bu medeniyet, bu coğrafya ve 12 bin yıllık tarih bize emanet. Sofra deyip geçmeyin, büyük aileyi, kültürün kuşaklar arasında aktarılmasını da korumak zorundayız. Büyük sofrayı yeniden kurmalı, büyük aileyi yeniden inşa etmeliyiz" sözleriyle mesaj verdi.

Misafirperverlik ve Paylaşma Geleneği Gaziantep Kültürünün Temeli

Başkan Şahin, Gaziantep'in yemek kültürünün sadece lezzetli yemeklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda derin bir misafirperverlik ve paylaşma geleneğini de barındırdığını dile getirdi. Şahin, "Bir misafir geldiğinde sofraya bir tabak daha koymak, bu kültürün özüdür. Çocuklarımız bizi izliyor ve yaptıklarımızı tekrar ediyor. Kültürün aktarılmasında hepimize sorumluluk düşüyor" diyerek, bu değerlerin aile içinde yaşatılmasının önemine vurgu yaptı.

Gaziantep gastronomisinin uluslararası alanda hak ettiği yere ulaşması için yerel ürünlerin ve mutfak kültürünün daha güçlü bir şekilde tanıtılması gerektiğini belirten Şahin, şeflere ve sektör temsilcilerine iş birliği çağrısı yaptı. Gaziantep'in peyniri ve sumağı gibi özgün yerel ürünlerinin yeni lezzetlerle buluşturulabileceğine dikkat çeken Şahin, gastronomideki nihai hedefin kentin tanınırlığını ve pazarını büyütmek olduğunu ifade etti. Şahin, "Birbirimizi yormak yerine pastayı büyütelim. Bu yolculukta hak ettiğimiz yere ulaşmak için vazgeçmeden çalışmalıyız" sözleriyle, ortak akıl ve çabanın önemini vurguladı.

Kültür Yolu Festivali Gaziantep'e Katma Değer Sağlıyor

Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur da festivalin genel etkilerine ve Gaziantep'e sağladığı katkılara değindi. Ülke genelinde binlerce etkinlikle toplumun farklı kesimlerine ulaşan Kültür Yolu Festivali'nin, özellikle gastronomi ve kültür şehirlerinde turizm hareketliliğini önemli ölçüde artırdığını belirten Uygur, bu organizasyonun Gaziantep'e büyük bir katma değer sağladığının altını çizdi. Uygur, festivalin şehrin tanıtımına ve ekonomik gelişimine olumlu katkılarda bulunduğunu ifade etti.

MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay ise konuşmasında, Gaziantep'in sadece yemek kültürüyle değil, aynı zamanda zengin tarihi mirası ve güçlü sanayisiyle de öne çıktığını vurguladı. Atay, kentte günün her saatinde çeşitli yemeklerin bulunabilmesinin, Gaziantep'in canlı ve dinamik şehir yaşamının bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi. GastroAntep, Gaziantep'in kültürel ve gastronomik zenginliğini bir kez daha tüm dünyaya sergileme fırsatı sunarak, şehrin marka değerini artırma yolunda önemli bir adım oldu.