Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, menopoz döneminin kadınlar için bir son değil, 'ikinci bahar' olarak nitelendirilebilecek yeni bir başlangıç olduğunu belirtti. İstanbul'da yaptığı açıklamalarda, menopozun yalnızca hormonal değişikliklerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele almaları gereken bir süreç olduğunu ifade etti. Dr. Seyidova, menopozda fit ve zinde kalmanın yollarını detaylandırarak, hedefin sadece sıcak basmalarını veya kilo kontrolünü yönetmek olmadığını, aynı zamanda kas, kemik, kalp, beyin ve genel ruhsal iyilik halini korumak olduğunu vurguladı.

Menopozda Kas ve Kemik Sağlığına Özel Dikkat

Menopoz döneminde kadınların kas kütlesi ve gücünde belirgin azalmalar yaşanabildiğine dikkat çeken Dr. Seyidova, düzenli yürüyüşün faydalı olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını dile getirdi. Uzman hekim, haftalık egzersiz programına mutlaka kuvvet ve direnç egzersizlerinin eklenmesini tavsiye etti. Bu tür egzersizlerin kas kaybını önlemede ve kas gücünü korumada kritik rol oynadığını belirtti.

Kemik sağlığının da menopozun ilk yıllarından itibaren korunması gerektiğini vurgulayan Seyidova, kemik yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak osteoporoz riskinin arttığını hatırlattı. Bu riski minimize etmek için ağırlık taşıyan egzersizler, yeterli protein alımı, dengeli beslenme düzeni ve gerekli durumlarda kemik mineral yoğunluğu ölçümü ile osteoporoz risk değerlendirmesinin önemine işaret etti. Erken teşhis ve doğru müdahalenin kemik sağlığını korumada hayati olduğunu ekledi.

Metabolizmayı Destekleyen Beslenme ve Uyku Düzeni

Dr. Seyidova, menopoz döneminde vücut kompozisyonunun değişebileceğini ve özellikle karın çevresinde yağlanmanın artabileceğini belirtti. Bu durumun çözümünün daha az yemek yemek değil, aksine doğru ve dengeli beslenmek olduğunu vurguladı. Yeterli protein, bol sebze, lifli gıdalar, sağlıklı yağlar ve az işlenmiş besinlerden oluşan bir diyetin kasları güçlendireceğini, bağırsak sağlığını destekleyeceğini, kan şekeri dengesini sağlayacağını ve kalp-damar sistemini koruyacağını ifade etti.

Menopozda sıkça karşılaşılan uyku sorunlarına da değinen Seyidova, kaliteli uykunun bu dönemin tedavisinin önemli bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, akşamları parlak ışıklardan kaçınmak ve geç saatlerde ağır yemek tüketiminden uzak durmak gibi basit değişikliklerin uyku kalitesini artırabileceğini aktardı. Kaliteli uykunun genel sağlık ve ruhsal iyilik hali üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirtti.

Ruhsal İyilik Hali ve Kişiselleştirilmiş Menopoz Planı

Fiziksel sağlığın yanı sıra ruhsal iyilik halinin de en az o kadar önemli olduğunu belirten Dr. Seyidova, menopoz sürecinde yoga, meditasyon, nefes çalışmaları, doğa yürüyüşleri ve güçlü sosyal ilişkilerin destekleyici rol oynadığını dile getirdi. Bu aktivitelerin stresi azaltarak ve genel yaşam kalitesini artırarak menopozun getirdiği zorluklarla başa çıkmaya yardımcı olduğunu kaydetti.

Dr. Seyidova, her kadının menopoz sürecinin kendine özgü olduğuna dikkat çekerek, herkese aynı vitaminlerin, beslenme planının veya hormon yaklaşımının uygun olmayacağını kesin bir dille ifade etti. Menopoz değerlendirmesinde kalp-damar riski, kemik sağlığı, kas gücü, uyku düzeni, ruhsal durum ve cinsel sağlığın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Uygun hastalarda menopoz hormon tedavisinin de bireysel olarak değerlendirilmesi ve kişiye özel bir planlama yapılması gerektiğini belirtti.

Dr. Seyidova, menopozu gerçekten bir 'ikinci bahar'a dönüştürmek için her kadının kendine '10-20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz?' sorusunu sorması gerektiğini ifade etti. Sağlıklı, güçlü, hareketli ve bağımsız bir yaşam sürmek için menopoz sürecinin bugünden doğru bir şekilde yönetilmesi ve kişiselleştirilmiş bir sağlık planı oluşturulması gerektiğini sözlerine ekledi.