Hava ve kara gücüne rekor artış
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadele hazırlıklarında 2026 yılı için kritik bir kapasite artışı sağladıklarını duyurdu. Karacabey, hava filolarına 14 yeni helikopterin daha eklenmesiyle toplam helikopter sayısının 105'ten 119'a yükseldiğini açıkladı. Mevcut 28 uçak filosunun da operasyonlara devam edeceği belirtildi.
Bu eklemeyle birlikte, 119 helikopter ve 14 İnsansız Hava Aracı (İHA) ile hava müdahale gücünün önemli ölçüde tahkim edildiği vurgulandı.
Kara filosu da güçleniyor
Açıklamanın ikinci ayağını kara araçlarındaki artış oluşturuyor. Orman Genel Müdürlüğü, 2026 yılı içinde filoya 165 yeni arazöz katacak. Bu hamleyle, Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede kullandığı arazöz sayısı 1953'e ulaşacak. Hava ve kara araçlarındaki bu eş zamanlı artış, yangınlara müdahalede koordinasyon ve etkinliğin artırılmasını hedefliyor.
Kapasite artışının arka planı ve küresel karşılaştırma
Bu yatırım, iklim değişikliği nedeniyle artan orman yangını riskleri ve yangın sezonlarının uzaması göz önünde bulundurularak yapılıyor. Orman Genel Müdürlüğü'nün resmi istatistiklerine göre, kurum yangınlarla mücadeleyi hava ve kara araçlarının yanı sıra binlerce personelle yürütüyor.
Kapasite artışı, Türkiye'yi orman yangınlarıyla mücadelede bölgesel bir güç haline getirmeyi amaçlıyor. Karacabey'in daha önce yaptığı açıklamalarda, filonun havadan su atma kapasitesinin de 438 tondan 462 tona çıkarıldığı ifade edilmişti. Bu rakamlar, yangınlara ilk müdahale süresinin kısaltılması ve kontrol altına alma becerisinin geliştirilmesi açısından hayati önem taşıyor.
Editör Yorumu
Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadele filosuna yaptığı bu yatırım, sadece araç sayısını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda iklim krizinin yarattığı yeni tehditlere karşı hazırlık anlamına geliyor. Hava ve kara unsurlarının aynı anda güçlendirilmesi, yangın yönetiminde bütünleşik bir yaklaşımın benimsendiğini gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda, bu yatırımın yangın başına düşen zararı azaltmada ve ekosistemleri korumada somut sonuçlar vermesi bekleniyor. Bu hamle, orman varlığını korumanın ulusal güvenlik ve ekolojik sürdürülebilirlik açısından taşıdığı önemi bir kez daha hatırlatıyor.









