Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026 yılının ilk yarısında küresel ekonomideki dalgalanmalara, jeopolitik risklere ve artan maliyet baskılarına rağmen ihracat performansında dikkat çekici bir başarıya imza attı. Özellikle Haziran ayında elde edilen 1 milyar 744 milyon dolarlık ihracat, birlik tarihinin en yüksek aylık ihracat rekoru olarak kayıtlara geçti. EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, bu tarihi başarının 'EİB 2026 Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı'nda duyurulduğunu belirtti.

EİB'den Küresel Pazarlarda Genişleme ve AB İhracatında Artış

Ege İhracatçı Birlikleri, 2026 yılının ilk yarısında dünya genelinde 215 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaparak küresel erişimini genişletti. Bu dönemde 115 ülkeye yapılan ihracatta artış gözlemlendi. Öztürk'ün açıklamalarına göre, Almanya, ABD ve İtalya, EİB'nin en büyük ihracat pazarları olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne yapılan ihracat ise yüzde 14'lük önemli bir artışla 4,6 milyar dolara yükselirken, toplam ihracat içindeki AB payı yüzde 49'a ulaştı. Bu rakamlar, EİB'nin Avrupa pazarlarındaki gücünü ve stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Ticaret Bakanlığı'nın ihracatçılara yönelik devlet desteklerinde aracılık görevini de başarıyla sürdüren EİB, yılın ilk yarısında 2 bin 325 firma ve iş birliği kuruluşuna toplam 1 milyar 568 milyon liralık destek ödenmesine aracılık etti. Bu tutar, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 48'lik bir artışı ifade ediyor.

Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Yeni Pazarlar Odak Noktası

EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ikinci yarısında birlik çalışmalarının yapay zeka, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi stratejik alanlarda yoğunlaşacağını vurguladı. İhracatçıların yeni pazarlara erişimini artırmak amacıyla uluslararası fuar katılımları, ticaret heyetleri ve UR-GE projelerine hız verileceği belirtildi. Öztürk, ihracatçıların rekabet gücünü koruyabilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Bu kapsamda, döviz dönüşüm desteğinin artırılması, çalışan başına verilen istihdam desteğinin 5 bin liraya çıkarılması, reeskont kredi limitlerinin günlük 6 milyar liraya yükseltilmesi ve üretici ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi indiriminin 2026 yılını da kapsayacak şekilde uygulanmasının sektör için hayati önem taşıdığını dile getirdi.

2026 yılını 19 milyar doların üzerinde bir ihracatla tamamlamayı hedeflediklerini belirten Öztürk, "İhracatın yeniden ekonomik büyümeye güçlü katkı sağladığı bir döneme girmek istiyoruz. Bunun için ihracatımızda çift haneli büyümeyi sağlayacak ekosistemi kurmalıyız. Üretim, yatırım ve ihracat odaklı politikalarla Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artırmaya devam edeceğiz" ifadeleriyle hedeflerini özetledi.

Demir ve Demirdışı Metaller Sektörü Zirvedeki Yerini Koruyor

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde son sekiz yıldır ihracat şampiyonu olan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk yarısında 1,3 milyar dolarlık ihracat performansıyla zirvedeki yerini korudu. Birlik Başkanı ve EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Fatih Uysal, yılsonu hedefleri olan 2,5 milyar dolara ulaşma konusunda kararlı olduklarını ancak yüksek maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve Avrupa Birliği'nin (AB) yeni ticaret politikalarına karşı yapısal desteklere ihtiyaç duyduklarını belirtti.

Sektördeki Zorluklar ve Yeşil Dönüşüm Çağrısı

Uysal, alt sektörlerde farklı bir görünüm yaşandığına dikkat çekerek, demirdışı metaller ihracatının yüzde 20 arttığını, ancak çelik ihracatının küresel kapasite fazlası, düşük fiyat baskısı ve ticaret kısıtlamaları nedeniyle yüzde 7 gerilediğini ifade etti. Birlik olarak 182 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini ve AB'nin en önemli pazar olmaya devam ettiğini, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar'da pazar çeşitlendirme çalışmalarına hız verdiklerini kaydetti.

Sektörün en önemli gündem maddeleri arasında finansmana erişim, yüksek üretim maliyetleri ve kur-enflasyon dengesindeki bozulmanın yer aldığını belirten Uysal, ihracatçıların uluslararası rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun finansman imkanlarının genişletilmesi ve maliyetleri azaltacak yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, AB'nin çelik ürünlerine yönelik yeni ticaret önlemleri ve 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük aşamasına geçen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın sektör açısından yeni bir dönemi başlattığına işaret etti. Birlik olarak üyelerin yeşil dönüşüm sürecine uyumunu desteklemek amacıyla eğitim, webinar ve UR-GE projeleri yürüttüklerini ekledi. Uysal, saatlik mahsuplaşma uygulamasının sanayicilerin güneş enerjisi yatırımlarının verimliliğini olumsuz etkilediğini ve ihracatçıların yeşil dönüşüm yatırımlarını sürdürebilmeleri için aylık mahsuplaşma sistemine yeniden geçilmesi gerektiğini savundu.

Yılın ikinci yarısında küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik gelişmeler ve maliyet baskılarının devam etmesini beklediklerini belirten Uysal, teknoloji, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretime yönelik yatırımların sektörün rekabet gücünü artıracağını ifade etti. Gerekli yapısal adımların atılması halinde ihracatın yeniden güçlü bir ivme yakalayarak 3 milyar doları aşabileceği öngörüsünde bulundu.