Gıda güvenliğinde dünya genelindeki son gelişmeler, bilimsel riskler ve yenilikçi teknolojilerin ele alındığı 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi, İstanbul'da kapılarını açtı. Grand Cevahir Hotel & Convention Center'da 5 Kasım'da başlayan ve iki gün sürecek olan bu önemli etkinlik, 'Güvenli Gıdaya Erişim: Herkesin Hakkı, Herkesin Sorumluluğu' ana temasıyla düzenleniyor. Kongre, 11 farklı ülkeden yaklaşık 400 bilim insanı, uzman ve sektör temsilcisini bir araya getirerek, gıda güvenliğinin geleceğine ışık tutmayı hedefliyor. Bu kongre, Türkiye'de yalnızca gıda güvenliği konusuna odaklanan tek uluslararası etkinlik olma özelliğini taşıyor.

Gıda Güvenliği: Toplumsal Bir Sorumluluk ve Stratejik Güç

Gıda Güvenliği Derneği koordinatörlüğünde, Uluslararası Gıda Koruma Birliği (IAFP) iş birliği ve Tarım ve Orman Bakanlığı desteğiyle gerçekleşen kongrenin açılışında, gıda güvenliğinin sadece üreticiler ve denetleyici kurumların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, açılış konuşmasında Türkiye'nin gıda üretimi ve ihracatındaki güçlü konumuna dikkat çekerek, gıdanın küresel ölçekte stratejik bir güç ve baskı aracı haline geldiğini belirtti. Kaplan, bu koşullarda ülkelerin üretim kapasitelerini korumasının ve geliştirmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Türkiye'nin kendi gıda ihtiyacını karşılamasının yanı sıra yaklaşık 200 ülkeye ihracat yaptığını vurgulayan Kaplan, bu başarının güçlü üretim altyapısı, gelişmiş gıda sanayisi ve kapsamlı mevzuatın yanı sıra tüm paydaşların ortak katkısıyla sağlandığını dile getirdi. Kaplan ayrıca, Bakanlık olarak gıda okuryazarlığının geliştirilmesine öncelik verdiklerini ve bu alandaki çalışmaların önemini vurguladı.

Uluslararası Gıda Koruma Birliği (IAFP) Başkanı Dr. Manan Sharma ise IAFP'nin küresel gıda arzının korunması için bilimsel bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirme misyonunu anlattı. Sharma, 4.500'den fazla gıda güvenliği profesyonelini bir araya getiren birliğin, eğitim programları ve bilimsel yayınlarla katkı sağladığını belirtti ve Gıda Güvenliği Derneği ile olan güçlü iş birliğine vurgu yaptı.

Ekonomik Kalkınma ve Halk Sağlığı İçin Gıda Güvenliği Yatırımları

Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Filis Gergerli, gıda güvenliğinin sadece halk sağlığını değil, aynı zamanda ülkelerin ekonomik kalkınmasını ve uluslararası ticaretini de doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2026 yılı küresel tahminlerine göre, 2021 yılında güvenli olmayan gıdaların yaklaşık 866 milyon hastalık vakasına ve 1,52 milyon ölüme yol açtığını belirten Gergerli, aynı dönemde üretkenlik kaybının 647 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Bu verilerin, gıda güvenliğine yapılacak yatırımların kritik önemini ortaya koyduğunu vurgulayan Gergerli, "Gıda güvenliği, ülkelerin kalkınma ve gelişim yolculuğunun ayrılmaz parçasıdır. Sağlığı korur; ekonomik dayanıklılığı, üretimde sürekliliği ve uluslararası ticarette güveni güçlendirir" dedi.

Yapay Zekâ ve Dijital Teknolojilerin Gıda Güvenliğindeki Rolü

Kongre Başkanı Dr. Samim Saner, gıda güvenliğinde geleneksel kontrol yöntemlerinin ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, yapay zekâ ve gelişmiş veri analitiğinin risklerin erken tespitinde giderek daha önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Saner, üretim tesislerinde toplanan büyük miktardaki verinin etkin biçimde değerlendirilmesinin kritik olduğunu ve yapay zekâ destekli sistemlerin henüz yasal limitler aşılmadan olası risklere işaret edebildiğini söyledi. Saner, yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, "Artık yalnızca gerçekleşmiş sorunları tespit eden değil, henüz ortaya çıkmamış sorunları öngörebilen gıda güvenliği sistemlerine ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Saner, değişimi şu sözlerle özetledi: "Dünün sorusu, 'Ürünümüz güvenli mi?' idi. Yarının sorusu ise, 'Ürünümüzün güvenliğini tehdit edebilecek değişimi ne kadar erken fark edebiliyoruz?' olacak."

Gıda ve Sağlık İlişkisinde Bilim Dışı İddialara Karşı Bilinçlenme

Kongrenin önemli gündem başlıklarından bir diğeri de toplumda yaygınlaşan, gıda güvenliğine ilişkin bilimsel temelden yoksun algı ve yanlış bilgiler oldu. Sosyal medya ve popüler söylemler aracılığıyla bazı gıdaların tamamen zararlı, bazılarının ise mucizevi özelliklere sahip ürünler olarak sunulması, tüketicilerin doğru bilgiye ulaşmasını zorlaştırıyor. Kongre Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Barbaros Özer, kongre öncesinde yaptığı değerlendirmede, gıda ve sağlık ilişkisinin bir algı yönetimi aracına dönüştüğüne dikkat çekmişti. Özer, bilimsel kanıtlardan uzak söylemlerin tüketicileri yanlış gıda ve beslenme tercihlerine yönlendirebildiğini vurguladı.

Kongre kapsamında, Dr. Samim Saner moderatörlüğünde gerçekleştirilecek “Topluma Dayatılan Gıda-Sağlık İlişkisi” panelinde, Prof. Dr. Ali Esat Karakaya, Prof. Dr. Taner Damcı, Prof. Dr. Barbaros Özer, Prof. Dr. Murat Baş, Prof. Dr. Elgiz Yılmaz Altuntaş ve Levent Küçük bir araya gelecek. Panelde şu konular tartışılacak:

  • Gıdalar hakkında topluma sunulan iddiaların bilimsel temelleri
  • Gıda ve sağlık ilişkisindeki bilgi kirliliği
  • Doğru bilginin tüketiciye ulaştırılmasında farklı disiplinlerin sorumlulukları

Kongrede ayrıca, bilim temelli risk değerlendirmeleri, gıda tedarik zincirinin güvenilirliği, mevzuat ve denetim süreçleri ile yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sunduğu olanaklar detaylıca ele alınacak. Yeni risklerin erken tespiti, izlenebilirlik sistemleri ve bilimsel verilerin karar alma süreçlerinde kullanılması da tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.