Dijital bankacılık alanında öncü olmayı hedefleyen ING Türkiye, müşteri iletişim merkezinde önemli bir dönüşüme imza attı. Banka, yapay zekâ ve otomasyon teknolojilerini entegre ederek müşteri deneyimini daha öngörülebilir, kişiselleştirilmiş ve proaktif bir yapıya kavuşturdu. Bu stratejik adım, bankanın 'En sevilen dijital banka' olma vizyonuna ulaşmasında kilit rol oynuyor. ING Türkiye'nin bu yenilikçi yaklaşımı sayesinde, müşteri ihtiyaçları ortaya çıkmadan önce belirleniyor ve böylece müşterilere çok daha üstün bir hizmet deneyimi sunuluyor. Ayrıca, her müşteri teması, ürün, hizmet ve süreçlerin geliştirilmesine yön veren güçlü bir 'Müşterinin Sesi' kaynağına dönüşüyor.
Yapay Zekâ Destekli Çağrı Analizi: Her Görüşme Bir İçgörüye Dönüşüyor
ING Türkiye'nin devreye aldığı çağrı özetleme ve içgörü üretimi çözümü, bankacılık robotu INGo ve müşteri temsilcileriyle gerçekleşen tüm görüşmeleri yapay zekâ aracılığıyla detaylıca analiz ediyor ve anlamlandırıyor. Bu sayede, müşteriler herhangi bir sorun yaşamadan önce potansiyel iyileştirme alanları tespit edilebiliyor. Tekrar eden problemler hızla belirlenerek çözüm süreçleri önemli ölçüde hızlandırılıyor.
- Çağrılarda öne çıkan konular ve müşteri temsilcisi etkileşimleri kök neden analiziyle değerlendiriliyor.
- İlk kontakta çözüm oranlarının artırılması hedefleniyor.
- Müşterilerin tekrar iletişime geçme ihtiyacının azaltılması sağlanıyor.
Bu sistem, her çağrıdan öğrenen bir yapıya sahip olup, müşteri geri bildirimlerini sürekli olarak işleyerek hizmet kalitesini artırıyor ve operasyonel verimliliği maksimize ediyor.
Akıllı Tahminleme ile Müşteri İhtiyaçlarını Önceden Anlama
ING Türkiye'nin geliştirdiği Akıllı Tahminleme çözümü, müşterinin iletişime geçme nedenini görüşmenin henüz başında yüksek doğrulukla tahmin ederek süreci proaktif hale getiriyor. Bu yenilikçi yaklaşım sayesinde, müşterilerin ihtiyaçları daha hızlı anlaşılıyor ve işlemler daha kısa sürede, kesintisiz bir şekilde tamamlanıyor. Bu, hem müşteri deneyimini önemli ölçüde iyileştiriyor hem de iletişim süreçlerinin genel verimliliğini artırıyor.
Yapay Zekâ ile Doğru Zamanda Doğru Hizmet
Banka, yapay zekâ destekli kapasite planlama modeliyle sadece geçmiş çağrı verilerini değil, aynı zamanda kampanya dönemlerini, mevsimsel değişimleri ve operasyonel dinamikleri de analiz ederek çağrı yoğunluğunu yüksek doğrulukla öngörüyor. Bu sayede:
- Müşteri temsilcisi kadrosu, beklenen yoğunluğa göre optimize ediliyor.
- Bekleme süreleri minimize edilerek müşteri memnuniyeti artırılıyor.
- Kaynakların daha etkin kullanılması sağlanıyor.
Bu sistem, bankanın operasyonel süreçlerini daha verimli hale getirirken, müşterilere her zaman en iyi hizmeti sunma kapasitesini güçlendiriyor. ING Türkiye, bu yapay zekâ entegrasyonlarıyla dijital bankacılıkta yeni bir sayfa açarak, müşteri odaklı hizmet anlayışını bir üst seviyeye taşıyor.
Yapılan bu kapsamlı dönüşümle ING Türkiye, sadece operasyonel verimlilik sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda müşteri sadakatini artırarak sektördeki rekabetçi konumunu da güçlendiriyor. Geleceğin bankacılık anlayışını bugünden inşa eden ING, teknoloji ve insan odaklı yaklaşımı birleştirerek örnek bir model sunuyor.










