Yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklıklar, deniz ve güneş keyfini beraberinde getirirken, kalp sağlığı üzerinde de önemli etkiler yaratabiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi, yüksek sıcaklıklarda vücudun serin kalabilmesi için daha yoğun çalışmak zorunda kalıyor. Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, plajda kalp sağlığını korumak adına hayati önem taşıyan 5 öneriyi paylaştı.
Yaz Sıcakları Kalbi Nasıl Etkiliyor?
Prof. Dr. Nevrez Koylan'ın açıklamalarına göre, sıcak havalarda vücut, serinlemek amacıyla damarları genişletiyor ve terlemeyi artırıyor. Bu durum, kalbin daha fazla efor sarf etmesine ve sıvı ile elektrolit kaybının hızlanmasına yol açıyor. Uzun süre güneşe maruz kalmak, yüksek nem ve yetersiz sıvı alımı, tansiyon değişikliklerinden ritim bozukluklarına kadar çeşitli sağlık sorunlarını tetikleyebiliyor. Özellikle hipertansiyon, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu veya koroner arter hastalığı olan bireyler için riskin daha da arttığı belirtiliyor.
Koylan, yaz aylarında artan kalp üzerindeki yükün, göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli çarpıntı veya baygınlık hissi gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ve bu semptomların kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Kalp rahatsızlığı olanların yeterli sıvı tüketimine özen göstermesi, güneşin en yoğun olduğu saatlerde dikkatli olması ve fiziksel aktivitelerini bilinçli bir şekilde planlaması, kalp sağlığını korumanın temel şartları arasında yer alıyor.
Plajda Kalp Sağlığını Korumak İçin 5 Önemli Öneri
Prof. Dr. Nevrez Koylan, yaz tatilinde plaj keyfini güvenle yaşamak isteyenler için kalp sağlığını destekleyecek 5 kritik tavsiyede bulundu:
- Yeterli Sıvı Tüketimi: Yaz aylarında kalp sağlığını korumanın en başında yeterli sıvı alımı geliyor. Plajda yapılan en yaygın hatalardan biri, susuzluk hissi ortaya çıkmadan su içmemek. Susuzluk hissi başladığında vücut genellikle önemli ölçüde sıvı kaybetmiş oluyor. Terlemeyle birlikte sadece su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati elektrolitler de azalıyor. Bu durum, çarpıntı ve halsizliğe neden olabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla su içmek ve elektrolit dengesini korumak büyük önem taşıyor.
- Güneşin Zararlı Etkilerinden Korunma: Özellikle 11:00 ile 16:00 saatleri arasında güneş ışınlarının en dik geldiği zamanlarda plajda uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır. Gölgelik alanlarda dinlenmek, şapka ve güneş gözlüğü kullanmak, cildi direkt güneş ışınlarından korumak kalp üzerindeki yükü azaltacaktır.
- Hafif ve Serinletici Beslenme: Ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı, daha çok sebze ve meyve ağırlıklı, hafif besinler tercih edilmelidir. Kızartmalar yerine ızgara veya haşlama yöntemleriyle pişirilmiş yiyecekler, sindirim sisteminin daha az yorulmasını sağlayarak kalbin iş yükünü hafifletir.
- Fiziksel Aktiviteleri Doğru Planlama: Yoğun fiziksel aktiviteler, özellikle sıcak havalarda kalp için risk oluşturabilir. Plajda uzun yürüyüşler veya ağır sporlar yerine, serin saatlerde hafif tempolu aktiviteler tercih edilmelidir. Yüzme gibi su sporları, vücut ısısını dengelemeye yardımcı olabilir ancak yine de aşırıya kaçılmamalıdır.
- Düzenli Kontroller ve İlaç Kullanımı: Kalp rahatsızlığı olan bireylerin düzenli doktor kontrollerini aksatmaması ve reçeteli ilaçlarını düzenli olarak kullanması hayati önem taşır. Yaz mevsimi veya tatil dönemlerinde dahi ilaç düzenine sadık kalınmalı, herhangi bir değişiklik öncesinde mutlaka doktora danışılmalıdır.
Prof. Dr. Koylan, bu basit ancak etkili önlemlerin, yaz aylarında plajda geçirilen zamanın keyfini çıkarırken kalp sağlığını korumak adına büyük fark yaratacağını belirtiyor. Unutulmamalıdır ki, kalp sağlığı her mevsimde özen gösterilmesi gereken en değerli varlığımızdır.










